| Yenilik ve Adalet Birliği Partisi (BIG Partei) | 04.05.2010 - : |
BIG Partisi (Yenilik ve Adalet Birliği Partisi) birçok ülke ve özellikle Türkiye kökenli insanların kurmuş olduğu siyasi bir partidir.
BIG Partisi?nin kuruluş amacı, yaşamış olduğumuz bu çok kültürlü toplumda, değişimlere hakkıyla cevap veren, yenilikçi ve adil siyasi çözümler sunmaktır.
Mevcut diğer partiler değişen toplumumuza, birçok konuda siyasi tutumları, bakış açıları ve ayrımcı yaklaşımları itibariyle hitap edememektedirler. Başta eğitim politikası olmak üzere, aile, yabancılar, istihdam ve ekonomi politikalarındaki ayrımcılı k, yapmış oldukları yanlış siyasetin kanıtıdır.
Gün geçtikçe artan haksızlığa, ayrımcılığa ve ırkçılığa dur demek zorundayız. Yıllardır burada yaşayan, emek sarfeden insanların etnik köken ve din farkı ön plana çıkarılarak, toplumda nedensiz korkular oluşturulmakta ve siyasi malzeme yapılmaktadır. Irkçı kampanyalarla müslümanların onurları rencide edilmektedir.
Almanya?nın özel geçmişi bize, farklı düşünenlere, farklı inanan lara ve farklı bir görünüme sahip olanlara karşı so rumluluk üstlenmeyi gerektirmektedir. Bundan dolayı her türlü ayrımcılık, hor görme ve ırkçılık içeren bir tutuma veya kampanyalara tahammül edilemez.
Bizim uyum anlayışımız, asimile olmadan, herkesin kendi kültürel ve manevi benliğini koruyarak, toplumsal paylaşıma katkıda bulunmasıdır. Kültürel farklılıklar bu toplum için bir zenginliktir! Partimizin ana hedefi, bu ülkede yaşayan herkesin eşit haklara sahip olmasını, eşit muamele ve saygınlık görmesini sağlamaktır.
Mevcut diğer partiler Türk adaylar göstererek oylarımızı bölmeye çalışyorlar. Artık değişimin zamanı geldi. Gelin birlik olalım, el ele verelim, geleceğimiz için ve artık siyasi alanda da söz sahibi olmak için 9 Mayıs?ta mutlaka kendi partimiz BIG?i seçelim.
BIG Partisinin Hedefleri
Eğitim
? Eğitimde fırsat eşitliği
? Eğitime ayırılan bütçenin artırılması
? Anadil eğitiminin yaygınlaştırılması
? Çocuklara dil eğitimi teşviği
? Çocukların kültürel kimliklerinin dikkate alınması
? Gençlere daha fazla meslek eğitimi imkanları
Aile
? Düşük gelirli ailelere devlet desteği
? Çocuklara daha kaliteli ve yeterli ana okulları
? Çocukların daha iyi korunmasına yönelik önlemler
? Yaşlıların kültürel yapısına uygun bakım
? Aile içi şiddete karşı önlemler
Ekonomi
? İşsizliğe karşı mücadele
? Aynı işe eşit maaş
? Faiz endeksli ekonomiye alternatifler geliştirilmesi
? Küçük ölçekli işletmelere uygun teşvikler
Uyum ve Siyasi Katılım
? Çifte vatandaşlık
? Alman vatandaşlığına geçişte kolaylık
? Aile birleşiminde kolaylık
? Yerel seçim hakkı
? Sosyal ve siyasi katılıma teşvik
? Ayrımcılığa ve ırkçılığa karşı önlemler
? Çift kültürlü insanların potansiyellerini değerlendirmek
? Diyalogla toplumsal barış ve huzuru sağlamak
? Kamusal kurumlarda göçmen kökenlilerin daha fazla yer alması
Amacımız burada yaşayan insanlarımızı seçimlere katılmaya teşvik etmek ve siyasi bilinçlenmesini sağlamak. Burada sayıları 4,5 milyon olan Müslümanlara ve özellikle de Türkiye kökenli insanlara yapılan ayrımcılığa ?DUR? demek istiyoruz. Artık siyaset alanında da söz sahibi olma zamanı geldi. Almanya'nın en büyük eyalati olan Kuzeyrenvestfalya'da yaklaşık 18 milyon insan yaşıyor, yani toplam Alman nüfusunun dörtte biri. Bunların yaklaşık 1,5 milyonu Müslüman, bunun da 1 milyonu Türkiye kökenli insanlar. 18 yaşından büyük olup da, Alman vatandaşı olan Müslümanların şu anki oy potansiyeli % 6,5 civarında. Bu ciddi bir rakam. Bu rakam kendini 20 senede katlayacak. Biz Müslümanların oylarının bölünmemesi için şimdiden geleceğe yatırım yapıyoruz. Hedef: 5-10 sene içinde 8 eyalette eyalet meclislerine girmek ve aynı zamanda da federal meclise girmek.
Bu konuda bizim gerçekten desteğe ihtiyacımız var. O yüzden burada insanların seçime teşvik edilmesi, birlik ve beraberliğin bize çok şey kazandıracağının söylenmesi, insanlarımızı muhakkak olumlu yönde etkileyecektir.
Saygılarımızla,
Yenilik ve Adalet Birliği Partisi (BIG Partei) |
| |
| 27.04.2010 - : |
Presseerklärung zur Darstellung des historischen Türkei-Armenien Konfliktes in den deutschen Medien
In den letzten Wochen wurde die Türkei in den deutschen Medien wiederum des Völkermörders an den Armeniern beschuldigt. Angesichts der enormen innen- und aussenpolitischen Folgen dieses Urteils über die Türkei, stellt sich die Frage, ob die deutsche Öffentlichkeit, insbesondere die Medien, ihrer Verantwortung gerecht werden, wenn sie auf Grundlage einseitig ausgewählter Quellen und bewusst unsicherer Tatsachengrundlage historischer Ereignisse emotional von aussen bewerten.
Diese Form unwissenschaftlicher Parteinahme, verbunden mit den hieraus folgenden Verbalinjurien stört nicht nur den von allen Seiten eingforderten Integrationsprozess türkischstämmiger Menschen in die BRD. Nach dem im Ergebnis erfreulichen Besuch der Kanzlerin Merkel in der Türkei sollten die deutschen Medien das gute Verhältnis nicht dadurch belasten, dass sie Entscheidungen zu dieser Frage unter Ausblendung historischer Fakten treffen.
Der Prozess der Aufarbeitung hat in der Türkei gerade begonnen. Ein unparteiisches und vor allem wissenschaftlich qualifiziertes Gremium wird sich der Frage stellen, wie die historischen Geschehnisse zu bewerten sind.
Wir weisen darauf hin, dass die deutsche Medienöffentlichkeit ihrer Verantwortung ausschließlich dadurch gerecht werden kann, dass sie den Ergebnisfindungsprozess diesem internaionalen Gremium überlässt.
Wir plädieren dafür die Resultate abzuwarten, anstatt vorschnell Urteile zu fällen, die schon einer oberflächlichen Prüfung nicht standhalten.
UETD Hauptsitz
Der Vorstand
Über die UETD:
Die UETD ist eine gemeinnützige und überparteiliche Organisation aller in Europa lebenden türkischen und türkisch-stämmigen Bürgerinnen und Bürger. Sie sieht sich als Interessenvertretung der rund sieben Millionen EU-Bürgerinnen und ?Bürger türkischen Ursprungs, von denen alleine mehr als drei Millionen in Deutschland leben. Vor dem Hintergrund der noch immer bestehenden Diskriminierungspraxis tritt die UETD für mehr Toleranz und Chancengleichheit aller hier lebenden Türken ein. Neben einem besseren Zugang zu Bildungsangeboten in Deutschland und Europa steht die Organisation vor allem für eine bessere Integration der türkischen Mitbürger.
Kontakt:
Hasan Özdoğan
Präsident UETD
Mail: hasan.ozdogan@uetd.org
|
| |
| Hes'ler Balıkların Yaşam Alanlarını Tehdit Ediyor. | 11.04.2010 - : |
Hes'ler Balıkların Yaşam Alanlarını Tehdit Ediyor.
Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yapımı süren Hidroelektrik Santralleri'nin (HES) ÇED raporlarında balıkların yaşam alanları dikkate alınmadığı belirtildi.
Trabzon Su Ürünleri Merkezi Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Atilla Özdemir, teknik müdür yardımcısı Muharrem Aksungur ve mühendis Orhan Ak tarafından yapılan "Nehir Tipi Hidroelektrik Santrallerinde ÇED Süreci ve Sucul Ekosisteme Etkide Doğal Alabalıkların Yeri" konulu araştırmada, bölgede yapımı süren HES inşaatlarının ÇED raporlarının bir çoğunda derelerde yaşayan balık türleri ve sucul ekosistemlerin hiç dikkate alınmadığı ortaya çıktı. Yapılan araştırmada Trabzon'da 2005â?"2009 döneminde yatırımı başlatılan veya üretime geçen HES projelerinden 19 tanesinin ÇED raporları ve proje başvuru dosyaları incelenirken, buna göre 1 proje için ÇED olumlu raporu alındığı, 18 adet HES projesi için kurulu güç kapasiteleri yönetmeliğe uygun olduğu için ÇED gerekli değil belgesi verildiği belirlendi. Bu projelerden bazılarının işletmeye geçme aşamasına geldiği ve lisans antlaşmaları imzalandığı belirtilirken, bazılarında ise yüzde 90 gerçekleşme düzeyine ulaşıldığı kaydedildi.
Doğu Karadeniz Havzası'nda derelerdeki balık türleri için başlıca tehlikelerin plansız işletilen taş ocakları, organik ve kısmen tarımsal ve endüstriyel kirlilik, hidroelektrik santraller, plansız altyapı (yollar ve yapılaşma), kontrolsüz turizm, yasadışı avlanma ve toprak kaymaları olarak sıralanırken, araştırmada şu bilgilere ver verildi:
"Nehir tipi hidroelektrik santrallerinin kurulmuş olduğu havzada sürdürülebilir bir sucul ekosistemin sağlanabilmesi için; çevresel etki değerlendirme raporlarında vaat edilen başlıkların yerine getirilmesi ile birlikte su kalitesindeki değişimler, telafi suyu miktarı, balık merdivenleri inşası ve görevleri, dere yatağında yapılan tahribatlara kadar çevresel etkinin azaltılmasında öngörülen ve ülkemizde halihazırda uygulanmayan belli başlı konu başlıkları rapor ve görsel boyutta incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Nehir Tipi Hidroelektrik Santrallerinde ÇED süreci nüfus, nüfusun özellikleri, gelir kaynakları, sosyal altyapı tesisleri, sağlık, kültür ve eğitim tesisleri, tarım alanları, hayvancılık alanları, yerleşim eğilimleri, (güncel olacak) Tesis yerleri seçimi, tesisler ile örtüşen alanda ve malzeme sahalarında yapılan hafriyat, mansaba bulanık su verilmesi, derivasyon, gürültü, vibrasyon, servis yolları, tesis inşaatları etkileri, mansaba su bırakılması, mansap kıyı erozyonu olasılığı ele alınmış olmalıdır. Ayrıca raporda tesbit edilen olumsuz etkiler için önlem alınıp alınmadığı ilgili fizibilite bölümleri ile birlikte değerlendirilmelidir. Trabzon'da 2005â?"2009 döneminde yatırımı başlatılan veya üretime geçen HES projelerinden 19 tanesinin ÇED raporları ve proje başvuru dosyaları incelenmiştir. Mevcut projelerin enerji miktarları 1.04â?"81 MW arasında değişim göstermektedir. Buna göre 1 proje için ÇED olumlu raporu almış, 18 adet HES projesi için kurulu güç kapasiteleri yönetmeliğe uygun olduğu için ÇED gerekli değil belgesi verilmiştir. Bu projelerden bazıları işletmeye geçme aşamasına gelmiş ve lisans antlaşmaları imzalanmış, bazılarında ise yüzde 90 gerçekleşme düzeyine ulaşılmıştır. Bölgede ÇED süreci işletilen projelerde halkın katılımı toplantıları yapılmış olmasına rağmen özellikle sivil toplum kuruluşlarının gösterdiği tepkiler nedeniyle hukuki süreçler yaşanmaktadır. Bu nedenle inşaat aşamasına gelen bazı projelerde yürütmeyi durdurma kararları alınmış; yapılan temyiz ve itirazlarla birlikte bölgede yatırımlar durma noktasına gelmiştir."
DERELER DEĞİL, LİTERATÜRLER TARANMIŞ
ÇED raporlarında derelerde yapılan balık türü tespitinin çoğunlukla literatür taraması düzeyinde gerçekleştiği belirtilen araştırmada "Herhangi bir saha çalışması yürütülmemiştir. Yerinde saha çalışmasına bağlı olarak tür tespiti sadece dört raporda yapılmıştır. Hatta bazı ÇED raporlarında balık türlerine ait hiçbir bilgi yer almamıştır. Alıntı yapılan literatür çalışmaları bölge illerinde başka sahalarda ve lokal olarak yapılan ve belirli akarsuları kapsayan veya bazı balık türlerinin biyolojisine ait bilimsel çalışmaları kapsamaktadır. ÇED hazırlayan şirketler kendi çalışmaları yerine kullandıkları literatür bilgilerin
kaynağına çok fazla titizlik göstermedikleri anlaşılmaktadır. Bölge genelinde balıklar ve diğer sucul canlılara ait biyolojik çeşitlilik ve gen çeşitliliğini içeren veri eksikliği bulunmaktadır. İncelenen ÇED raporlarında yetersiz bilgilendirme yanında hiçbir fauna ve sucul ekosistem bilgisi verilmeyen, planında balık geçidi yer almamış ve can suyu miktarı hesaplanmayan proje oranı yüzde 37.5 olarak belirlenmiştir" ifadelerine yer verildi.
BALIK TÜRLERİNİN KORUNMASI İÇİN ÖNERİLER
Araştırmada çevresel etkinin azaltılmasında öngörülen ve ülkemizde halihazırda uygulanmayan belli başlı konu başlıkları ile ilgili olarak şu tavsiyelerde bulunuldu:
"Akarsu sistemleri birçok sektörün baskısı altında kalmaktadır. Çevre duyarlılığının arttığı şu dönemde sonuçları doğal ortama zarar veren herhangi bir faaliyet diğerinden ayrılmadan çevresel etkisi izlenmeli ve gerekli önlemler zamanında alınmalıdır. Bu anlayışla şehirleşme ve turizm sonucu oluşan yapılaşma ve kirlilik, sanayi tesisleri, tarımsal faaliyet ve artan kimyasal kullanımı, kum çakıl ocakları ve bilinçsiz avcılık HES projeleri ile aynı platformda ele alınmalıdır. Fırtına Deresi üzerinde on yıl önce engellenen hidroelektrik yatırımı bu gün onlarcası ile bölgede karşımıza gelmiştir. Fakat aynı dönemde artan şehirleşme, kum çakıl ocakları yapımı, dere ıslahlarında bilinçsiz davranışlar artan turizm faaliyetlerinin etkisi gündeme getirilmemiştir. Bölgede yer alan HES'ler için can suyu miktarlarının aynı kriterler baz alınarak hesaplanması; balık geçitlerinin aşağı göçlerde ve yukarı geçişlerde etkinliği ve kullanışlı olacak şekilde projelendirilmesi; bölge için referans olarak alabalık ve barbus türlerinin göçlerinin alınması ve geçişlerin izlemesi, işletme ve inşaat dönemlerinde etkinin kamu kurumları ve akademik izlenmesi, kamuoyuna sürekli bilgi akışı sağlanması yatırımların belli ölçüye çekilmesi, gerekiyorsa her akarsu için bir bölgenin Nehir Tipi Hidroelektrik Santralleri'nde ÇED Süreci 139 koruma bölgesi olarak belirlenerek canlı yaşam devamlılığında korunması ile havza bazında kümülatif etkinin raporları çıkartılması sonuçlarına göre planlamalar yapılması gerekmektedir."
|
| |
| UETD | 01.03.2010 - : |
BASIN AÇIKLAMASI
Türk Siyasetini Yapıcı Bir Siyasi Üslup ve Dil Kullanmaya Davet Ediyoruz !
Türkiye´de medya, devlet kurumları, siyasetçiler ve toplumun kanaat önderleri
arasındaki tartısmalarda siyasi üslubun giderek sert, dıslayıcı ve kırıcı merkezdeolduğunu üzülerek gözlemlemekteyiz.
Bu tarz-ı siyaset demokrasi kültürümüzde manevi bir buhran olusturmaktadır. Dıs siyasette dünya ile bütünlesen, iç sorunlarına
çözüm üreten ve giderek iktisadi kalkınmada istikrar yaklayan ülkemizin geleceğinde
bu dilin siyasi sorunların çözülmesinde yapıcı olmadığı düsüncesindeyiz.
E
lbette her siyasi algılayısın kendine ait söylemi ile olguları anlaması, yönlendirmesi
ve sınıflaması doğaldır. Demokratik siyaset; bir çok unsurdan olusan toplumun
çesitli sorunlarının ortak paydada çözümüne yönelik faaliyetlerdir. Sadece kendi
dünya görüsünün hakimiyettinin kurulması olarak algılanamaz, bu toplumun
bütününe yönelik olmalıdır. Dolayısı ile siyaset için gerekli görülen program, strateji
ve taktikler kismî unsurlara indirgenemez. Demokratik siyaset olusturmanın ayırıcı
özelliği, herkesin mutlu olacağı ideale doğru bütünlük siyaseti; yani mutabakatı
gözetmektir.
Ne var ki, mevcut siyasi durumda kaliteli ve kapsayıcı siyasi dili insa etmekte
beceriksizlik sergilenilmektedir. Siyasi hayatımızda tarihi kökleri olan; ölçüsüz ve
diğerini hakir gören, özelestiri fakiri siyasi dil neticesinde fiili entrikalarla dolu siyasi
pratikler söz konusu olmustur. Bu söylemler altında yatan neden; mutabakat esaslı
köklü bir siyasi geleneğin insa edilmemesidir.
Sadece toplumun bütün kesimlerine ve toplumsal mutabakata yönelmis kapsayıcı ve
yapıcı bir dil sayesinde ortak paydalar tesis edilebilir. Siyasetçi, dilin bir milleti
birbirine bağlayan güçlü bağ olduğunu bilmeli, dili aracılığıyla toplumsal mutabakatın
gelismesine katkı sağlamalıdır. Siyaseti sekillendiren aktörler kendi içine kapalı
olmamalı, hayatını ve fikirlerini sadece oraya endeksli olusturmamalıdır. Onlar
kullandıkları dili olumsuz ve daraltıcı, kendi anlayısına indirgemeci ve ayrıstırma
öğesi olarak değil, kaynastırma öğesi olarak kullanmalıdır.
Ülkemizde sağlıklı, mantıklı bir siyasi dil gelistiremezsek ciddi bir kayıpla karsı
karsıya kalacağımız asikardır.
Tartısan toplumsal kesimleri, söylenenler ısığında
kendi konum, islev ve sınırlarını yeniden gözden geçirdiği yeni bir üslup gelistirmeye
davet ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Avrupalı Türk Demokratlar Birliği
|
| |
| Bilgilendirme | 17.12.2009 - 15:00 |
Almanya´da 2010´da yeni yasalar yürürlüğe girecek
Almanya'da önümüzdeki yılın başından yürürlüğe girecek yeni yasalar, hem aile bütçesini rahatlatacak hem bir takım kolaylıkları da beraberinde getirecek. Örneğin çocuk parası 1 Ocak 2010'dan itibaren çocuk başına 20 Euro artarak 184 Euro'ya çıkacak.
ALMANYA'da 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek yeni yasalarla, vergi uygulamalarından çocuk parasına kadar bir çok alanda bir dizi yenilikleri de beraberinde getirecek. Özellikle vergi uygulamalarına ilişkin yapılacak değişikliklerle evliler farklı vergi sınıfı seçerek çeşitli vergi muafiyetlerinden yararlanabilecekler.
Çocuk parasında da çocuk başına 20 Euro'luk zam da yeni yıldan itibaren yürürlüğe girecek. Önümüzdeki yıl günlük hayatımızı kolaylaştıracak ve bütçemizi rahatlatacak yeni uygulamalar özetle şunlar:
VERGİLER: Gelecek yıl, vergiye tabi gelir vergisi miktarı 8004 Euro'ya çıkarılıyor. Evlilerde ise sınır 16 bin 9 Euro olarak belirlendi. Çocuklarla bağlantılı olan vergi muafiyeti de artırılacak. Yani, vergi mükellefleri daha fazla kazanmaları halinde çocuk parası haklarını kaybetmeyecekler.
VERGİ SINIFLARI: Evli çiftler gelecek yıl daha farklı bir vergi sınıfı kombinasyonu seçebilecekler. Çiftler şimdiye kadar vergi sınıflarını 3/5 ya da 4/4 olarak belirleyebiliyorlardı. Bundan böyle "4 plus Faktor" seçeneği de sunulacak. Bu da şu anlama geliyor: Çiftlerden birinin yararlandığı vergi muafiyetinden diğer çift de yararlanabilecek. Vergi sınıfı değişikliği için maliyeye başvurmak yeterli.
SİGORTA AİDATLARI: Hastalık ve bakım sigortası primleri 2010'dan itibaren tamamen vergiden muaf tutulacak.
MALİYET BEDELİ VERGİSİ (ABGELTUNGSTEUER): 2009 başında uygulaya konulan bu vergi, ilk kez gelecek yılda verilecek vergi beyannamelerinde yer alacak.
ÇOCUK PARASI: Federal hükümet 2010 yılının başından itibaren çocuk parasını artırmayı planlıyor. Buna göre çocuk başına 20 Euro'luk bir artış olacak ve ilk iki çocuk başına ayda 184 Euro ödenecek. Üçüncü çocuk için ise ailelere 190 Euro verilecek. Dördüncü ve daha fazla çocuk için de ayda 215 Euro öngörülüyor. Çocuk parası yerine de geçerli olabilen çocuk muafiyet bedeli ise 6 bin 24 Euro'dan 7 bin 8 Euro'ya çıkarılacak. Ancak bu rakamlar hükümet tarafından henüz resmen açıklanmadı.
MİRAS: 1 Ocak'tan itibaren miras hukukunda yapılan değişiklik yürürlüğe girecek. Getirdiği kolaylık, miras bırakan kişiye daha fazla esneklik getirmesi. Kişinin doğrudan mirasçıları olarak eşi ve çocukları kabul edilecek. Gelecekte anne ve babasına daha fazla bakan evlatlar mirasdan daha büyük pay alabilecekler.
YATIRIMLAR: Gelecek yıldan itibaren yapılan tüm yatırım danışmanlıkları için protokol tutulması zorunlu hale getiriliyor. Danışmanlık hizmetinin gereği, içeriği, süresi, tavsiyle edilen tahvil ve senetler, müşterinin durumu ve istekleri protokole yazılacak. Böylece yatırımcıların lanıltılması ya da yanlış yönlendirilmesinin önüne geçilecek.
ELEKTRİK: 2010'dan itibaren yapılan tüm binalarda yeni tip "Akıllı elektrik sayaçları" zorunlu hale getiriliyor.Bu tür sayaçlar ne zaman ne kadar elektrik enerjisinin kullanıldığını da ölçüyor. Böylece tüketici, nerelerden tasarruf edebileceği konusunda da bilgi sahibi oluyor. Ayrıca yıllık rutin sayaç okumaları da ortadan kalkmış oluyor. Ayrıca yıl başından itibaren elekriğe zam da geliyor.
DUMAN ALARMI: Schleswig-Holstein ve Hamburg eyaletlerinde tüm binaların, yangını erken haber veren duman alarmlarıyla donatılması için tanınan süre 2010'da doluyor. Gelecek yıl içinde tüm binalyarın gerekli tertibatı kurmaları gerekecek. Diğer eyaletlerde ise bu yöndeki yasa halen yüülükte. Bremen, Hessen ve Rheinland-Pfalz eyaletleri daha uzun bir geçiş süresi tanıdılar. Bu konuda ayrıntılı bilgi www.rauchmelder-lebensretter.de adlı internet sitesinden alınabilir.
|
| |
| Hatice Kursun | 16.12.2009 - 17:00 |
Yıkıyor Gurbet
Bana, yâr olmadı gurbet elleri
Adamın canına okuyor gurbet
Sıladan gel eder, yârin elleri
Yoksulluk boynumu büküyor, gurbet
Bilmem, ne yapayım muhannet seni
Şu gurbete mecbur eyledin beni
Postacı bir mektup getirdi yeni
Yârim, gözyaşları döküyor, gurbet
Bahçemizde çiçek açtı bademler
Kızımız büyüdü, çayını demler
Satırlarda tomar tomar sitemler;
Gelip, boğazımı tıkıyor, gurbet
Göğsüme sapladın zehirli oku
Yaram çok derindir, tutmuyor yakı
Burada öğrendim karayı, akı
Duyguları renk renk dokuyor gurbet
Yerini bulmuyor attığım adım
Günden güne arttı derdim, feryadım
Ben, sana bir türlü alışamadım
Kalbimi yerinden söküyor gurbet
Vatanımdan uzak kaldığım zaman
Gözlerime çöktü bir kara duman
Ölürsem, naşımı burada koyman
İnsanı, temelden yıkıyor gurbet
|
| |
| ALİ RIZA ALTINSOY | 05.12.2009 - 16:11 |
aa...Nerede Benim Köyüm
Ne gül kalmış nede bülbül
Bağlarımı beton sarmış
Yamuk giden tozlu yollar
Baktım her yer asfalt olmuş
Yüksek saçaklarda kuşlar
Azalmış birkaç kalmışlar
Tek katlı bahçeli evler
Hepsi apartman olmuşlar
Hani nerde benim köyüm
Nerde çeşmem akan suyum
Bakkal amcam Yusuf dayım
Hepsi şehirli olmuşlar
Balta girmiş ormanlara
Kim ortak bu katliama
Döndüm köyü yana yana
Neredesin kiraz ana
Ağıllar boş tandır sönmüş
Köyüme bir kasvet inmiş
Değirmenden su çekilmiş
Topraklar yalnız kalmışlar
Bostana kargalar inmiş
Korkuluklar hep sökülmüş
Fayton ahıra çekilmiş
Hatıralar terk edilmiş
Şekilsiz bu beton evler
Köyü tır gibi ezmişler
Apartmana giren köylüm
Gördüm canından bezmişler
|
| |
| Anonim | 03.12.2009 - 15:00 |
Vizesiz gidilebilecek ülkeler
Türkiye'ye vize uygulamayan ülkeler şöyle:
Antigua-Barbuda, Arjantin, Arnavutluk, Bahamalar, Barbados, Belize, Bolivya, Bosna-Hersek, Brezilya, Ekvador, El Salvador, Fas, Fiji, Filipinler, Guetemala, Güney Afrika Cumhuriyeti, Gürcistan, Haiti, Hırvatistan, Honduras, Hong Kong, İran, Jamaika, Japonya, Karadağ, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kolombiya, Kore Cumhuriyeti (Güney Kore), Kosova, Kosta Rika, Libya, Makau Özel İdare Bölgesi, Makedonya, Maldivler, Malezya, Mauritus, Nikaragua, Palau Cumhuriyeti, Paraguay, St. Vincent-Grenadines, Singapur, Solomon Adaları, Sri Lanka, Suriye, Svaziland, Şili, Tayland, Trinidad-Tobago, Tunus, Tuvalu, Uruguay, Ürdün, Venezuela.
|
| |